Öncelikle dünkü yazıma gösterdiğiniz ilgi ve alaka için teşekkür ederim.
Pek çok tepki ve dönüş aldım.
Haklı olduğumu söyleyenlerin sayısının çok olmasına ayrıca sevindim.
Bugün de CHP tarafında kulaktan kulağa dolaşan dedikodulara değinerek devam etmek istiyorum.
Ülke siyasetinde yaşanan gelişmelerin varabileceği sonuç ve o sonucun Eskişehir’e yansımalarının nasıl olabileceğine bakalım.
Bunu yaparken de birazcık şeytanın avukatlığına da soyunalım.
Değerli büyüklerim.
Sosyal medya başta olmak üzere, siyasetin ana konusu CHP’nin cumhurbaşkanı adayının kim olacağına dair merak oldu.
Partinin, cumhurbaşkanı adayının üyelerce belirlenmesi kararının adaylar arasında adı geçen Mansur Yavaş’a çekilmiş bir operasyon olduğu, zira söz konusu sandıklardan Ekrem İmamoğlu adının her halükarda çıkacağını söyleyenler adeta ağız birliği etmiş durumda!
Tüm bu yaşananlardan elbette parti içi muhalefet son derece rahatsız.
Rahatsız oldukları gibi yeni bir hamle yapabilecekleri de ciddi ciddi konuşulur oldu.
Dahası, iddialarını çok daha ileriye taşıyıp, Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeni bir parti kuracağı, eski ekibini bu partiye toplayacağı ve cumhurbaşkanı adayı olarak da Mansur Yavaş’ı açıklayacağı ifade ediliyor.
İlk başta olmayacak bir iş, hatta siyasi bir fantezi gibi görünse de işin içinde CHP olunca insan ister istemez “Asla böyle bir şey olmaz!” diyemiyor!
Kıymetli takipçilerim.
Ortada dolaşan son söylentiler bu şekilde.
Hayata ne kadar geçer, parti yönetimi bu işi engeller mi bilemem.
Lakin söz konusu planın hayata geçmesi karşısında Kılıçdaroğlu-Mansur Yavaş girişime Eskişehir’den ilk desteğin Yılmaz Hoca’dan geleceğini söylemek mümkün.
Hoca gibi güçlü bir aktörün bu safa katılması karşısında Eskişehir’deki tüm CHP dengelerinin alt üst olacağını da söylemek mümkün.
Hele hele partinin aldığı cumhurbaşkanı adayının üyelerce belirlenmesi kararı sonrasında, daha ilk dakikadan Ekrem İmamoğlu’na desteğini açıklayan bir Kazım Kurt faktörü varken!
Elbette böylesi bir tabloda CHP’nin Eskişehir’de en güçlü aktörü bir anda Sayın Kazım Kurt haline gelecektir.
İşte böyle bir tabloda şehir siyasetinde neler yaşanabileceğini siz okurlarımın takdirine bırakıyorum.
Değerli okurlarım.
En başta dediğim gibi, bu yazıda söylentilerin, kulislerde konuşulanların hayata geçmesi karşısında nelerin olabileceğine dair bir fal baktık.
Yani bu yazdıklarımı çok ciddiye almayın!
Lakin siz fala inanmasanız da falsız kalmayın!
Ne olur ne olmaz!