Başkan Kurt’un dünkü meclis performansı yine çok üst seviyedeydi.
Her zaman olduğu gibi ülke sorunlarının konuşulduğu mecliste, Başkan Kurt “Kırmızı Kart” bile çıkardı!
Et fiyatlarından, süt fiyatlarından, ekmekten, simitten den vurdu.
Yerele dair konuları da AK Parti gurubu açmaya çalıştı.
Onlardan birisi, Mehmet Kepez’in son günlerde Ünlüce-Albayrak birlikteliği ile kentin sorunlarına olan yaklaşımdı…
Kepez, söz konusu birlikteliğin şehrin sorunlarını çözdüğünü ifade edip;
“Aynı dayanışmayı siz neden sağlamıyorsunuz?” diye sordu.
Başkan Kurt, söz konusu soruyu siyasi zemine çekti…
“Belediye başkanları yereldeki iktidar partisinin il başkanıyla görüşmez!” dedi.
Gerekçesini “Belediye Başkanı, parti il başkanıyla görüşürse parti devletini kabul etmiş olur!” sözleriyle anlattı.
+++
Başkan Kurt’un düşüncelerini, fikrini dahası bu konudaki duruşunu elbette önemsiyoruz.
Tüm söylemlerine saygı gösteriyoruz.
Hatta kendisinin kiminle görüşüp, kiminle görüşmeyeceğine de kimse ne karışır ne de karar verebilir.
Biz sadece benimsediği dünya görüşüne dair ancak eleştiri getirebiliriz.
Bir gazeteci olarak o hakkımızı kullanalım bu yazıda…
+++
Belediye başkanları biliyorsunuz siyasetin bir parçasıdır.
Hele hele Kazım Kurt gibi isimler siyasetin tam ortasında, göbeğindedir.
Başkan Kurt’un siyasetten, siyaseti Başkan Kurt’tan ayırmak mümkün değildir.
Hatta halka hizmet için siyasi yöntemlere başvurmuş, CHP ile seçimlere girip, seçimleri yine CHP ile kazanmıştır.
Halk buna karar vermiştir!
+++
Beri yandan…
Ülkemizin hükümet modeli, partili kabine ve yine partili bir Başkan’dan oluşan kadrodan ibarettir.
Halk böylesine bir modele karar vermiş ve söz konusu hükümet modeli de yıllardır görevinin başındadır.
Anlayacağınız ülkeyi yöneten parti AK Parti’dir!
Halk buna karar vermiştir ve o karar hala yürürlüktedir.
O nedenle hizmete giden yolların AK Parti’den geçtiğini de ülkemizin bir gerçeği olarak kabul edelim.
Öyleyse, farklı bir partiden de olsa, şehrinize belediye gücünüzü aşan bir hizmet gelecekse o hizmet için iktidar kapılarını aşındırabilirsiniz…
Bu bir tercihtir…
Anlayacağınız;
CHP’li bir belediye başkanı yönettiği kente daha çok hizmet etmek istiyorsa, AK Parti’nin şehirdeki en üst makam olan, AK Parti’nin Meclis Grup Başkanı olan, en önemlisi de AK Parti Genel Başkanı’nın yani ülkeyi yöneten kişiyi kentte temsil eden bir isimle görüşmesi kadar doğal bir şey olamaz.
Ve aynı CHP’li başkan, bu seçeneğe başvurup şehrine daha çok hizmet gelmesini sağlayabilir.
Aynı şekilde yine CHP’li bir başkan, söz konusu görüşmeyi seçmeyerek “Ben kendi yağımla kavrulurum, gücüm yettiğince hizmet ederim” seçeneğini de tercih edebilir.
İşte Başkan Kurt, ikinci tercihi seçmiş, AK Parti’nin şehirdeki en üst kurmayı olan İl başkanıyla görüşmeyi, “Kendi dünya görüşüne ters düştüğü gerekçesiyle” tercih etmemiştir.
+++
Peki, şehirde ilk seçeneği tercih eden yok mu?
Olmaz mı?
Başkan Ünlüce’nin bu konudaki hassasiyeti ortada.
Egolarından, kibirden ve dahi güç zehirlenmesinden sıyrılıp iktidar ile dirsek temasına geçmekten gocunmuyor.
Karşılığında ise hizmeti bir şekilde koparıp alıyor, yıllardır kangrene dönen sorunlar çözülüyor.
Aynı seçeneği tercih etmeyip, siyaset yapanlar ise, her geçen gün daha da çöküntü alanına dönen şehrinde yere çöp atanlara ceza kesmeye gözünü diker…
Dediğim gibi bu işler tercih meselesidir…