Ülkenin gündemi öylesine hızlı değişiyor ki, eminim ki herkesin başı dönüyor…
Değişen gündem içerisinde yaşananlar aslında dudak uçuklatacak kadar önemli ve büyük olayları içeriyor.
Ve maalesef ki durum yıllardır böyle ve hiç değişmiyor…
+++
Biraz eskiye gidelim…
Büyük kentler, iktidar partisi idaresindeyken ortaya çıkan pek çok devasa büyük harcamaları vardı.
Kamuoyu vicdanını kanatan gelişmelere dair hukuki hiçbir adım görmedik…
Reza Zerrap davası denilen konunun üzeri bir günde kapandı gitti, bir daha da açan olmadı mesela...
Dünya üzerinde dolaşan ve ticaret yaptığı söylenen, içinden peynir kalıplarının çıktığı gemilere ilişkin kimseyi sorgulanırken görmedik veyahut.
Daha düne kadar yurt dışından kaçak yollarla altın getirdikleri iddia edilen MHP’den istifa eden vekilleri hatırlayan var mı?
Ne oldu o iş kapandı gitti.
Ya da tarikatlar, cemaatler, siyaset ilişkilerine dair anlatılanlar için hiçbir hukuki girişme tanıklık etmedik!
Kamu alımlarında “kaldırılacak” denilen mülakatlarda torpilli alım iddialarıyla ilgili soruşturma dahi açılmadı.
İlk aklımıza gelenler bunlar.
Mutlaka bir çırpıda sizlerin de aklına gelecek ve sümenaltında bırakılan başka iddialar da var.
Ne var ki tüm bu iddialara muhatap olan kimseyi yargı önünde görmedik.
Bu durum kuşkusuz toplum vicdanı için çok büyük yara oldu.
+++
Gelelim muhalefet tarafına…
Muhalefet kanadı, tüm bunlarla mücadele etmek, halkın, toplumun hakkını gözetmekle sorumlu değil mi?
Öyle ama durum öyle mi?
Ülke genelinde ortaya çıkan onca iddialara karşı özellikle ana muhalefet böyle mi hareket etmeli?
Mesela bir tatlıcıya yüz milyon liraya yakın ihale iddiasıyla mı çıkması lazımdı halkın karşısına…
İktidar temsilcilerinin diploma krizi iddialarına karşın, yasal olmayan geçiş iddiasıyla mı çıkacaktı seçmenin önüne.
Kurulan, devredilen, kapatılan milyarlık ihale verilen şirketler, ortak iş ağları gibi iddialarla mı ikna edecekti halkı?
Belediyelere doldurulan hısım akrabalarla mı konuşulacaktılar!
Konserlere belediyenin yani halkın bütçesinden yüzlerce milyon harcayarak mı halkı ikna edecekti?
Binlerce tabut, on binlerce kefen alınmış gibi gösterip yine halkın parasını çarçur ettikleri iddialarıyla mı anılacaktı?
Yaptıkları kongreler bile kurulan rüşvet ağı iddiaları ile mi anılacaktı?
Kısacası;
Muhalefet böyle mi olacaktı?
Yoksa o süslü laflarınızda olduğu gibi temiz siyaset, temiz yönetim sözlerini mi hayata geçirerek mi?
+++
Velhasıl…
‘Tencere dibin kara seninki benden kara tarzı’ gelişmelerle toplumun genelinde ne kendinizi haklı çıkarabilirsiniz ne de toplumda bir güven oluşturursunuz.
Kısaca söylemek gerekirse, talip olduğunuz iktidara gelmeden dahi bunca iddia arasında sokakları hareketlendirip, abidik gubidik boykotlarla ciddiyetten uzak siyaset üretir, aynı gayriciddiyette söylemler üretirseniz sizden muhalefet falan olmaz.
Olsa olsa günü ve kendisini kurtaran siyasetçilerin olduğu, sıradan bir siyasi partiden öte gidemeyen bir örgüt olur o kadar…