sezerler

Engelleniyorum bahanelerine sığınmam

Engelleniyorum bahanelerine sığınmam

Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, seçimlerin ardından ilk gazete röportajını Eskişehir Basın Medya’ya verdi. Gazeteci Sedat Aydoğan’a çok önemli açıklamalarda bulunan Başkan Ünlüce, seçilmesinin ardından ortaya çıkan pek çok konuya dair merakı açıklamaları ile giderdi.

Özellikle Yılmaz Büyükerşen’in belediye yönetimindeki etkisi ve yeri ile yeni dönemde belediye bürokrasisinin nasıl şekilleneceğine dair çok önemli açıklamalar yapan Ünlüce, gelecekte yapmayı düşündüğü projeleri de ayrıntılarıyla anlattı.

Epeyce ses getirecek olan Ünlüce’nin Gazeteci Aydoğan’a yaptığı açıklamaları, Eskişehir Basın Medya 3 bölüm halinde okuyucularına aktaracak.

 

Engelleniyorum bahanelerine sığınmam

 

+ Sayın Başkan, seçimlerden bugüne önemli bir zaman dilimi geride kaldı. Büyükşehir Belediye Başkanlığı nasıl başladı, tempoya ve işlere alışabildiniz mi?

Neredeyse 5 ay bitmek üzere. Bana diyorlardı, ‘5 yıl o kadar çabuk geçecek ki hiç anlayamayacaksın’ diye. Gerçekten de öyle olacakmış. Hakikaten zaman hızlı geçiyor. Neden hızlı geçiyor? Çünkü belediye başkanlığı 7/24 devam ediyor. Şehir gerçekten yaşayan çok büyük bir organizma. Yani şehre kalbi, beyni, organları diye bakarsan, her gün bir yerinde bir şey çıkabiliyor. Oraya konsantre oluyorsun. Böyle dinamik bir yapının içinde de hakikaten zaman yok. Günler ve mevsimler çok hızlı geçiyor.

Tabi bu sürece genel sekreterlikte çok hazırlandığımı düşünüyorum. O yüzden çok zorlandığımı söyleyemeyeceğim. Ama bazen birkaç şeyi kafamda kurguluyorum. Hani hiç genel sekreterlik dönemi olmasaydı, göreve ilk defa gelseydim. Öyle ya, personeli çok tanımıyorsun. Çalışma arkadaşlarını çok tanımıyorsun. Bütçe, işler, yatırımlar. Bir de o arada bir gelen gidenler, hayırlı olsun ziyaretleri... Ayrıca bir mesai gerektiriyor. O nedenle kendimi biraz bu açıdan şanslı buluyorum. Benim başkanlığım ‘nerede kalmıştık’ gibi bir şey oldu. Çünkü seçim döneminde de belediyeden çok kopamadım. Yeni projeler var, hep belediyeyle ilgili üretiyorsunuz. Belediyeyle ilgili yatırımlara karar veriyorsunuz. Seçim döneminde de işte o yaşadığınız süreç hep belediye ile ilgili yapacaklar işler olduğu için belediyeyle iç içe bir dönem geçirmiş gibi oluyorsunuz.

+ Zorluklar tatlı bir telaşı da ortaya çıkarıyordur

Ben zaten biraz öyle bir telaş bulmuştum. İlk genel sekreter olduğumda daha önce yurt dışında hiçbir iş yapmamıştım. Başka bir iş nasıl yapılır bilmiyorum. İlk başta çok bocaladım. Yol işlerinden birisi geliyor, parktan birisi geliyor, itfaiyeden birisi geliyor, hakikaten o kadar kapsamlı bir iş ki belediyecilik, böyle ucu bucağı yok, sonu yok gibi. Ama sonra böyle bir noktadan sonra sevmeye başlıyorsunuz. Şehirde gezerken yollarda, caddelerde bir sürü sizin eseriniz olan şeyler görmeye başlıyorsunuz. Ekip arkadaşlarınızla yaptığımız işler çok keyifli. Hizmeti çok seviyorum.

+ Şehirde gezerken vatandaşın ilgisi sürüyor olmalı.

Vatandaşın ilgisi devam ediyor. O ilginin canlı kalması da çok güzel. Zaten ilk başladığında öyle düşünmüştüm. İlk adaylık sürecinden itibaren böyle sahada çok güzel bir ilgi ve teveccüh vardı. Tabi bu çok çabuk bitebilir, bu heyecanlar, enerjiler… Biliyorsunuz, çok göz önündeyiz. Sosyal medya diye bir şey var. Ama her şey çok güzel devam ediyor. Bende hep sahada olmaya önem veriyorum. Hala pazar gezileri, esnaf gezileri, ziyaretler var. Onlar hep devam etsin istiyorum ki o ilişki o heyecan hiç kopsun istemiyorum. Çünkü ben de çok besleniyorum o heyecandan, şehrin de beslenmesini istiyorum.

+ Göreve gelmeden önce bir vizyon toplantısı düzenleyip görev süresince yapmak istediklerinizi ya da yapacaklarınızı vaat etmiştiniz. Sonunda da ‘yapamazsam eğer benden hesap sorun’ diye bir de sözünüz var. O vaatlere ilişkin çalışmalar hangi boyutta, nereden başladınız, neredesiniz ve nereye doğru gidiyor? Hepsi yetişecek mi? Ya da çeşitli nedenlerden dolayı bir başka döneme kalacak işler var mı?

Bizim 70’ten fazla projemiz var. Bazıları daha küçük, daha kısa sürede yapılabilecek. Bazıları da 5 yıla yayılarak yapılabilecek projeler. Bunlarla ilgili seçimden sonraki ilk yaptığım strateji toplantılarında planlamaları yaptık ve bunları yıllara göre ayarladık. Hangisine bu sene, hangisine 2024’te, hangisinde 2025’te, 26’da başlayacağımızı planladık. Bunların bütün planlamaları önümüzde. 2 ayda bitebilecek olanlar var. 2 yılda bitecek olanlar var. 5 yıla yayılacak olanlar var. Ben isterim ki bunların hiçbirisi 5 yıl sonrasına kalmasın. Zaten hepsine bir şekilde başlamış olacağız. Seçim döneminde hepsi söylediğim bir şey vardı, ‘Vaatlerim yapılamayacak, uçuk kaçık olmayacak’ diye. Fantezi peşinde koşulacak hiçbir proje söylemedim. Hepsi ayakları yere basan, yapılabilecek projeler.

+ Çeşitli sebeplerden dolayı içlerinde yine de yapılamayacak olanlar çıkacak mı? Öngörünüz nedir?

Vaatlerimin yapılmasında çok sıkıntı görmüyorum. İşte tasarruf tedbirleri çıktı. SGK borçlarıyla ilgili bir süreçler yaşıyoruz ama hizmet anlamında bunlar bahane mi? Zaten o kadar tasarruflu yaşamaya alışmışız ki tasarruf tedbirlerinde bizim işlerimizi etkileyecek çok bir şey bulamadım işin açıkçası. İşte temsil ile ilgili görevler, kokteyller, açılışlar deniliyor. Biz zaten onları yapmıyoruz. Zaten tasarrufa çok önem veren bir belediyeyiz. Çoğu şeyi kendimiz üretmeye önem veririz. Bizim orada üzüldüğümüz sosyal faaliyetleri yaptırmamaları oldu. Halkımıza böyle birebir dokunabildiğiniz kreştir, yurttur, kent lokantalarıdır ya da yaşlı bakımevleridir. Bunlarla ilgili 3 yıl bir şey yapamazsınız dediler. Ama sonuçta biz hiçbir zaman böyle şikayet edip işte ‘engellendik’ diyen bir belediye değiliz. Şu oldu, bu oldu gibi diyen bir belediye değiliz. Bunlara rağmen hep bir yol yürüdük. Bende bunun bir kısmında Yılmaz Hoca'ya eşlik etmiş birisi olarak söyleyeyim ve bundan sonra da aynı şekilde o yolu yürüyecek birisi olarak söyleyeyim; Bu süreçte hiçbir şeyi engel gibi görmeyeceğiz. Hiçbir zaman bunların arkasına sığınmayacağız. İşte ‘şu çıktı da o yüzden yapamadık. Bu çıktı da o yüzden yapamadık’ demeyeceğiz. Ama mutlaka mevzuat çıkar, genelgeler çıkar, kanunlara uygun hareket etmeyi de bileceğiz. Bir kere bir hukuk insanıyım her şeyden önce.

+ Bu noktada hemen sormak istiyorum. Eskişehir’de ‘engelleniyorum’ siyaseti çok meşhurdur. ‘Engellendik, engelleniyoruz, o yüzden yapamıyoruz’ gibi sözler sıkça sarf edilir. Anladığım kadarıyla bu tür söylemler sizin döneminizde olmayacak.

Elbette ki bu mevzuatla ilgili sıkıntılar yaşayıp yapamayacağımız belki şeyler olacaktır. Ama hizmetlerimizin büyük bir bölümünü çok önemli ölçüde yapacağımıza inanıyorum.

+ Son günlerde Büyükşehir Belediyesini özellikle asfalt çalışmalarında çok diri görüyoruz, canlı görüyoruz. Kenar semtlerde de bu konuda bir memnuniyet var. Şehrin sathını yenileceksiniz gibi duruyor.

Evet, bir de özellikle gece çalışmaya çok önem verdik. Vatandaşımızın da memnuniyeti için. Hatta o kadar güzel tepkiler alıyoruz ki çokta mutlu oluyorum. Bir de bizim çalışma arkadaşlarımız için de iyi oluyor. Bu sene inanılmaz sıcaklar oldu. Arkadaşlarımız da çok memnun. Gece saatlerinde daha serin saatlerde çalışmaktan ve teknik olarak da bunun daha iyi olduğunu söylüyorlar. Eylül sonuna kadar mevsim şartları izin verdiği ölçüde şehrimizi yenileyeceğiz. Şehre bir kadın eli değdiği belli olsun. Parklarımızı dolaşıyoruz. Parklarımız çok güzel biliyorsunuz ama daha güzel nasıl yapabiliriz? Parklarımız daha çok bizim rekreasyon, dinlenme alanlarımız. Son zamanlarda olan bazı şiddet olaylarından sonra spor aktivitelerini çok daha geliştirebileceğimiz alanlar yaratmaya çalışıyoruz. Bütün parklarımızın aynı zamanda spor da yapılabilen spor alanlarını da üretebilen yerler haline dönüştürmeye çalışıyoruz. Dediğim gibi, dokunuşlarda güzelleştirmeye çalışıyoruz.

+ O zaman yeni parklar geliyor.

Yeni parklarımız yolda. Büyük park olarak en başta çok yakında açılışını yapacağımız daha çok emekliler ve belli bir yaş grubunun üzeri için düşündüğümüz, hatta adını da “Aktif Yaşam Parkı” koyduğumuz vaatlerimizden olan bir parkımız var. Yaşam parkı olarak hayata geçireceğiz. Çok kısa sürede birkaç aylık bir süreçte orayı toparlıyoruz. Hemen ardından da Odunpazarı bölgemizde Karapınar parkımız var. Atıl çok kullanılmayan bir yer. O parkı yenileyip tekrar şehir hayatına sunmayı planlıyoruz. Yine Tusaş’ın ön tarafını da yeşil alan gibi değerlendirerek büyük parklardan birisi haline getireceğiz.