sezerler

Eskişehir’de metrobüs dönemi başlıyor

Eskişehir’de metrobüs dönemi başlıyor

Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce ile söyleşimiz 2. Bölümü ile devam ediyor. Yeni bölümde özellikle kentin ulaşım konusunda yaşayacağı gelişmeleri konuştuk. Bu bölümde Eskişehir’in ulaşım literatürüne girecek yepyeni bir ulaşım aracını Eskişehir Basın Medya kamuoyuna duyuracak. Eskişehir yeni dönemde ‘metrobüs’ ile tanışacak. Nasıl olacak, hepsini Başkan Ünlüce ayrıntılarıyla anlattı.

 

+ Sayın başkan, Eskişehirlilerin çok beğendiği tramvay projesi var ve  Eskişehirliler hatların kendi mahallelerine de gelmesini istiyor. Yeni tramvay hatları olacak mı, planlıyor musunuz, aklınızda var mı ya da sizin döneminizde hatlar genişleyecek mi?

Sedat bey, bizim tramvay başladığı yıldan bu yana çok fizibl kullanıldı. Özellikle üniversiteler, hastaneler, şehir merkezi gibi ulaşımı kolaylaştırıcı bir rol oynuyor. Bu dönemde de bizim öncelikli hedefimiz teknik üniversiteye tramvayı ulaştırmak. Fakat teknik üniversite kısmında şöyle bir sıkıntı yaşıyoruz; orada havaalanı olduğu için sinyalizasyonun uçuşlara zarar verip vermemesi anlamında arkadaşlarımız çalışma yapıyor. Bu konu raporlaştığı zaman, eğer bize derlerse ki ‘burası sıkıntılı’  o zaman karayollarına ait olan yoldan geçip gideceğiz. O zaman bizim yeni bir imar planı yapmamız lazım. Kamulaştırmalar lazım, güzergahı değiştirip karşı tarafta başka yerlerden dolanarak sokmamız lazım. Onlar da tabi uzun süreçler. Ama onu da şöyle çözeceğiz; bizim travmaya geçmemizdeki en büyük sebebimiz neydi? Temiz enerjimiz kullanılmasıydı. Yani lastik tekerlekli araçlardan vazgeçilmesi, elektrikli temiz enerjiyle kullanılan araçlara yönelmekti. Orasını da kesinlikle elektrikli araç kullanarak çözmek istiyoruz. Eğer ki tramvayı hattı yapımı olmazsa metrobüs dediğimiz büyük araçlar var. Oradaki sorunu elektrikle çalışan metrobüs araçlarıyla çözeceğiz.

+ Eskişehir'de metrobüs dönemi başlayabilir mi? Öte yandan yeni tramvay hatları için Fevzi Çakmak ve Şirintepe gibi mahalleler gündeme gelmişti.

Eskişehir’de metrobüs dönemi er ya da geç başlayacak. Tramvayda ikinci etapta sözünü ettiğiniz mahalleleri düşünüyoruz. Biz seçim döneminde ve önceki dönemde de zaten projelerimiz de vardı. Şirintepe, Yeşiltepe, Esentepe tarafındaki güzergâh mesela. Oranın yollarını açıyoruz şu anda. Oraya bir tramvayı hattı düşünmüştük ve oraların yollarını kamulaştırarak uzun zamandır ilerliyorduk. Orada Örme sokak, Sırma sokak gibi sokaklarımız açılma aşamasında. Bilgiç caddesinde kamulaştırmalara başlıyoruz. Orası da açıldıktan sonra inceleyeceğiz. Bizim Estram’da tramvay yönetimi, tramvay sistemi hakkında çok iyi çalışan bir teknik ekibimiz var. Şehre daha çok tramvay mı gelmeli yoksa tramvay dışı trafiği düzenlemek, kavşaklardaki yoğunluğu çözümleyebilmek için tramvay dışı çözümler mi gerekecek? Orada bahsettiğim gibi eğer önerilen tramvay olursa onunla ilerleyebiliriz ama yok değil ‘biz şehre daha fazla tramvay sokmayalım. Kavşaklarda sıkıntı yaşarız.’ denilirse de metrobüsle ilerlemeyi düşünüyoruz. Yine tramvay kadar yolcu taşıyabilen, 300’e yakın kişi taşıyabilen araçlar bunlar. Araç 40 metrelere ulaştığı zaman 400 kişiye kadar yolcu taşıyabiliyor. Elektrikli olduğu zaman da zaten akaryakıt kullanmamış oluyoruz ve yüksek yolcu kapasite taşımalı sisteme geçiyoruz. Yani buraları tramvay değilse bile metrobüsle çözeceğiz.

+ Biraz farklı konulardan devam edelim istiyorum. Yılmaz Hoca sonrası belediye başkanlığı nasıl bir duygu? Büyükerşen gibi bir isimden sonra Belediye Başkanı yapmak zor mu?

Bana ‘Yılmaz Büyükerşen’den sonra başkanlık yapmak kolay mı?’ diye söylüyorlar. Ben tam tersini düşünüyorum. Bunun benim için çok büyük bir şans olduğunu düşünüyorum. Çünkü bizim görev süremizin bir dönemi hukuk müşaviri, çok büyük bir bölümü de genel sekreter olarak geçti. Zaten yapılan çoğu çalışmanın içindeydim. Yılmaz Hoca ile beraberdik, iyi de bir ekip olmuştuk. İkimiz beraber iyi de götürüyorduk. O nedenle ben bunun bir şansı olduğunu düşünüyorum. Zaten şu anda da Yılmaz Hoca ile danışman olarak da belediyemizin ilişkisi devam ediyor. O’nun deneyimlerinden her zaman faydalanacağız. Kendisi bize her zaman değer katacak, öyle düşünüyoruz.

+Bu konuda bazı söylentiler de var. Örneğin, Yılmaz Hoca'nın hala yönetimde etkili olduğuna dair, karar verici mekanizma da yer aldığına dair söylentiler duyuyoruz. Bu durum gerçekten böyle mi? Yani Yılmaz Hoca ile birlikte bir yönetim mi var yoksa sizin bağımsız belediye başkanlığı süreci mi işliyor? Bununla ilgili neler söylemek istersiniz?

Sedat Bey, şöyle bir şey de söylenebilir; Mesela derler ki ‘seçimler bitti, hocayı tamamen uzaklaştırdılar. Hiçbir şekilde belediyede hiçbir şeye karıştırmıyorlar.’ Mesela bu da söylenebilecek bir şey. İkinci söylenebilecek şey de; ‘hoca ile beraber yönetiyorlar’ şeklinde olur. Siz benim yerimde olsanız hangisini tercih edersiniz? Ben bunu bir şans olarak görüyorum. Mesela bugün diğer büyük şehirlere bakın, 30 tane büyükşehir var. Hangi başkana sorsanız, geçmişinde 25 yıl bir şehre bu noktalara getirmiş birisinden danışmanlık ister misiniz diye buna kim ‘hayır’ diyebilir? Ya da ‘hayır’ diyebilmesinde bir mantık olabilir mi? O nedenle hiçbir yerde 2 başlı bir yönetim olmaz. Her yerin bir başkanı vardır bir yönetimi vardır. Ama deneyimlerinden faydalanmaksa, yılmaz Hoca’nın geçmişteki sadece belediye başkanlığı değil, biliyorsunuz rektörlük dönemi var. Akademi Başkanlığı dönemi var. Bu kadar çok uzun yıllar yönetim becerileri olan birisiyle beraber danışmak, ondan yol almak, feyz almak varsa bu elbette ki benim kabulüm. Ama çift başlı yönetim, o yönetiyor, bu yönetiyor. Bunlar kısır tartışmalardır.

+ Peki yine aynı konuyla alakalı bir sorum olacak. Başkanlığınız başladıktan sonra ‘belediye bürokrasisinde değişiklikler yapacak mı?’ diye bir merak oluştu. Şehirde siz seçildiğiniz günden beri konuşulan, hatta yanıtları kulislerde merak edilen bir konu bu. Bununla ilgili bir hamle yapmayı düşünüyor musunuz ya da mevcut ekiple mi devam edeceksiniz?

Bu ekip zaten bizim. Ben böyle birdenbire gelip burada kendime bir ekip yaratırım diye bir şey yok. Neden? Zaten son 6-7 yıldır burada ataması yapılan birçok arkadaşımda benim de imzam var. Daire Başkanı yaptığımız, müdür yaptığımız işte Genel Sekreter Yardımcısı, genel sekreter yaptığımız... Dolayısıyla ben bu ekibi kendi ekibim olarak da görüyorum. O nedenle bir değişiklik yapmayı düşünmüyorum.

+ Bu konuda bir tavır içinde olmayacaksınız yani…

Hemen seçimden sonra arkadaşlarımızla bir toplantı yaptım. Hem Büyükşehir Belediyesinin hem de eski Genel Müdürlüğünün bürokratlarıyla beraber konuştuk. Orada dedim ki; ‘sizler benim çalışma arkadaşımızsınız. Fakat ben çok büyük bir heyecan duyuyorum. Bir sürü projeyle geldim. Bu şehirde çok şeyler yapmak istiyorum. Bu projelerin hepsinde arkasındayım. Eğer benimle bu heyecanı hissediyorsanız, ben sizinle çalışmak istiyorum’ dedim. Ancak aynı enerjiyi hissetmiyorsanız ya da ‘benim emekliliğim geldi, ben bu kadar büyük bir heyecanı hissetmiyorum’ diyen olursa işte ben o zaman devam etmem. O toplantıda ‘böyle gelirim işimi yapar giderim diyorsanız o zaman bizim işimiz olmaz’ dedim. 6 ay veriyorum herkese. Ben bir 6 ay gözlemleyeceğim. Yine ‘sizler de kendinizdeki o enerjiyi, o heyecanı gözlemleyin. Eğer bu şekilde gidecekse ben de sizle seve seve hepinizde çalışacağım ama o heyecanı hissetmiyorsanız hiç darılmam, hiç gücenmem’ dedim. Kararınız neyse de ona da saygı duyarım dedim. O şekilde ilerliyorum.